20 Kasım 2010 Cumartesi

iki dil bir bavul ve süper bakan

Yapılması gereken işlerden pek fazla zaman kalmıyor film izlemeye, ama fırsatını bulunca kaçırmıyorum. İki dil bir bavul diye bir filmden bahsetmek istiyorum, çoğunuz biliyordur konuyu, ama bilmeyenler için; kendi sitelerindeki sinopsisi buraya yazayım :

İki Dil Bir Bavul üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yılını, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatır. Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluruz. Bu süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlarlar.

Şimdi film bizim gibi konuya uzak olan arkadaşlar için yüzümüzde tebessümlere sebep oluyor; ama bu gülümsediğimiz mevzular, ülkenin en büyük sorunu eğitim ise, (ki kesinlikle öyle) bunu açıkça gözler önüne seriyor. Devletin çözmesi gereken bu sorunları; yeni mezun olmuş öğretmenlerin üzerine yıkması, eğitim ve eğitim sistemine verilen önemin bir göstergesi.

Gece gece aklıma takıldı; milli eğitim bakanımız nimet çubukçu bu filmi izlemişmidir, izlemişse yorumu ne olmuştur acaba diye nette dolaştım biraz. Bir fotoğrafa denk geldim; bırakın filmi izlemeyi kendisinin ne kadar ilgili, samimi, candan ve hoşgörülü biri olduğunu aşağıdaki "milli eğitim bakanı öğretmenin sorununu dinliyor" adlı fotoğraftan görebilirsiniz.

Bu fotoğrafta gördüğünüz soldaki bayan milli eğitim bakanımız; sağdaki ise filiz adında sözleşmeli bir öğretmen, filiz öğretmen soruyor kendisine :

“Öğretmenlerimizi, ülkemizde sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler olarak siz bölmediniz mi? Nasıl oluyorda sizler şimdi eşitlikten ve haktan bahsediyorsunuz. Madem aynı işi yapıyoruz nasıl eşitiz. İşimizi yaparken neden aynı ücreti alamıyoruz. Siz sözleşmeli öğretmenliği kaldıracağınızı söylediniz, fakat hâlâ sözleşmeli öğretmen alıyorsunuz”

Bakanımızda cevap veriyor: Siz de sözleşmeli olmasaydınız!

Bu haberin tamamını okumak için Radikal gazetesindeki bu linke bakabilirsiniz.


3 yorum:

Milagros dedi ki...

Bravo, ayakta alkışlanacak yorum!! Bu mudur yani?? Siz de sözleşmeli olmasaydınız..
Pes.. Bazen nerede yaşadığımıza her zamankinden daha çok hayret ediyor , hala hayatta olmama şaşırıyor ve daha neler görüp duyacağımdan korkuyorum..

Hele bir de dinleme stili yok mu.. Şok üstüne şok..

derya dedi ki...

bu filmi merak etmekteyim,

Eski Milenyum dedi ki...

@milagros : türkiyeden bahsedince pekte şaşırtıcı bir durum değil aslında.

@derya :izlemeni tavsiye ederim derya