15 Ekim 2010 Cuma

öldüğümüz yer burası

Bir haftadır başkasının hikayesi canımı yakarken, şimdi bu odada bu sandalyede gri duvarlar arasında, ayağıma takılan kablolarla, çalan telefonlarla, iyimisin engin? git biraz dinlen istersenlerle, tadı tuzu olmayan yemeklerle, yarım bırakılan kahvelerle, yabancı anne suratlarıyla, yelkovanı olmayan masa saatleriyle karşı karşıyayım. Bunlar yetmezmiş gibi > bu şarkıyı dinledim

2 yorum:

lady dedi ki...

noldu ki..

Eski Milenyum dedi ki...

Çoğu zaman "sana sarılabilir miyim?" diye sorarlardı, o hafta sonuda bu soruyu ben sordum. ardındna eskiden bazı şeyler olmuştuda hoş olmayan, onların yansıması bu yazıyı yazdığım güne vurdu hepsi bu.