19 Temmuz 2009 Pazar

Miraç Kandiliniz Kutlu Olsun



“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsra-1)

Miraç Kandiliniz Kutlu Olsun

12 Temmuz 2009 Pazar

sorma neden


4 Temmuz 2009 Cumartesi

2 Temmuz 2009 Perşembe

Digital Age temmuz-ağustos 2009


Digital Age temmuz-ağustos 2009 sayısı bugun elime geçti. Bu sayıdaki konular :

- en iyiler / reklam sektörünün en yaratıcı ajansları
- terminatör geri döndü!
- comscore verileri ilk kez digital age'de
- türkiye internet reklamcılığı tarihi
- pazarlama yöneticilerinin açılış sayfaları
- röpörtaj / hayko cepkin: kullanmadığım halde facebook'tan sıkıldım (bende!!!)
- google'ın ötesinde arama: post - googlizim

ayrıca "Scott Fox - İnternet Zenginleri" diye bir kitap hediye olarak veriliyor dergi ile birlikte.
Göz gezdirdim işi internet olanların arşivinde bulundurması gereken bir kitap. Şirketlerin gizlilik politikası üzerine bir yazı var mesela dikkatimi çeken gerçekten güzel.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

fuck facebook.


geçen eski bir arkaşımla karşılaştım; sana faceebooktan mesaj attım cevap yazmadın dedi. ofis muhabbetlerinde de facebooktan bak falan gibi cümleler kuruldu. ya özür dilerimde sokayım facebook'a. benim facebookum yok arkadaşlar, olmasınıda istemiyorum. Birde olmadığını söyleyince böyle abuk sabuk tepkiler alıyorum, aaa yok mu gerçekten? Ben diye başka insanlarla muhattap olmayın. Beni bilen bilir.
Ulaşmak isteyende nasıl ulaşıcağını bilir. abuk sabuk mevzular.

Cennetteki Konserinde Görüşmek Üzere...

Efrasiyab'ın Hikayeleri

4 gün önce değerli bir arkadaşım tarafından bana hediye edilen bu kitabı onca işimin olmasına rağmen 2 gün içinde bitirdim, yazarı İhsan Oktay Anar olan, fantazi/masalsı türündeki bu kitap gerçekten muhteşem. Hani kalıp bir laf vardır ya hemen hemen her kitabın arkasında yazar "elinize aldıktan sonra bırakamayacaksınız bir solukta okuyacaklsınız " diye işte öyle oldu :) bugune kadar okuduğum kitaplarda rastlamadığım bir heyecana ve tada rastladım bu kitapta ve yazarın diğer kitaplarının peşine düştüm. wikipedia'dan edindiğim bilgiye göre yazarın aynı zamanda Puslu Kıtalar Atlası adlı kitabında da aynı kitaba atıflar mevcutmuş ve Mercan Dede adlı dj adını bu romandaki bir karakterden almış. (beni böyle bir yazarla tanıştırdığı için kendisine çok teşekkür ederim.)

Ferzan Ne Kadar Özpetek?

Can Dündar'ın çok konuşulan "Mustafa" filminden açıldı söz bugun, (filmi izlemeden bile) film hakkında uzun yorumlar ve anlamsız tartışmalardan, sonra Ferzan Özpetek' in son filmine de değinildi. Ferzan Özpetek filmlerini pek sevmem, hani şu "evli ve çocukları olan bir kadının", karşı binaya taşınan bir adamla olan ilişkisini anlatan "karşı pencere" adlı filminden de nefret ederim. Sevmesemde, bakalım bu sefer nasıl bir film yapmış acaba diye bilgi edinmek için biraz netten araştırdım. Kendi sitesinede girdim, site sadece iki dilde yayınlanmış. Hayır Türkçe - İngilizce olarak değil, ingilizce ve italyanca. Roportajlarında "Türklüğümle gurur duyuyorum" diyen Özpetek'in, kendi resmi sitesinde türkçe dil seçeneğine yer vermemiş olması ne kadar ilginç. Ayrıca sitesindeki fotoğraflarda Murathan Mungan'ın söz vermiş şarkılar albumundeki fotoğrafları ile hemen hemen aynı. Eliyle yüzünü kapatmış falan. Arkadaşıma gösterdim ''cinsel tercihleri aynı ya onla ilgili olabilir'' dedi. Bilmiyorum, burasıda bizi pek ilgilendirmiyor sanırım. Ama sitesinde türkçe dil seçeneği olmaması dikkatimi çekti, Sepultura bile sitesinde. " B R A S I L p o r t u g u ê s " dil seçeneği koyarak Brezilya'lı olduklarını belirtiyor, ve daha bir sürü örnek var. NOT: Bu yazıyı daha önce 04 Kasım 2008 tarihinde başka bir mecrada yayınlamış şimdi de kendi bloğuma almış bulunmaktayım.
Bu yukarıda gördüğünüz küçük jim carrey bizim sülalenin yaşça en küçük kahramanı :D kendisi benim kuzenim olur. Okullarında tatil olması ile bize geldi. Sanki 9 yaşında değil, kurduğu cümlelerle, olaylar karşısındaki tutumu duruşu falan beni gülme krizine sokacak kadar etkili. 9 yaşındaki çocuğun ne duruşu ne tutumu olacak demeyin, var diyorum :D Bugun akşam üzeri balkonda sohbet ettik biraz, çok güzel bir ışık vardı bende bir iki kare yakaladım :D Küçükken bize sorulan annenimi babanımı daha çok seviyorsun sorusuna benzer birkaç soru sordum :D Büyüyünce ne olucaksın dedim, büyümüş olucam dedi :D Action Man denilen nalet sert bir oyuncağı var adam her şekle giriyor :D Onu eline alıp sizinle savaştırabiliyor :D Akşam üzeri komşumuzun kızı (aynı zamanda arkadaşım) çıktı, aralarında şöyle bir diyalog geçti:
-Arzu : Hadi seni gölete götüreyim.
-Erce: Ne var orda?
-Arzu: Göl var.
-Erce: Biliyoz adından da anlaşılıyor :D

Gecenin şu saatinde gülme krizlerine sokuyor beni. Harbiden çocuk evin neşesi :D

Hadi Canım Sende!

TV ile aramızdaki ilişki ben salona girdiğim anda başlıyor ve ne zaman ekrana baksam şu dehşet verici sağır sultanın bile duyduğu ama duyması gerekenlerin duymadığı "Münevver Karabulut Cinayeti" ile ilgili haberleri görüyorum. Ah hala bulamadılar, vah hala bulamadılar... Siz kimi kandırıyorsunuz? 120 gündür süren bu olay İnterpol'e kadar dayanıyor ve hala sonuç yok! Sen hala "devlet" kavramını tartış dur. Bu olay bende olduğu gibi insanların devlete olan güvenini, sarsmaya, hukukun adaletin mi yoksa paranın mı üstün olduğunu düşündürmeye devam ediyor... Milyar dolarlar, tanıdıklar, bağlantılar devletleride aşıyor bak, yakında yüzüne estetik yapılarak katil'e benzetilen birini, işte katil bu! diyerek karşımıza çıkartırlarsa hiç şaşırmam. 2009 Türkiyesinden bahsediyoruz arkadaşlar, geçen yıllarda ülkemize ziyarete gelen yabancı bir bakan eşinin İstanbul'da çalınan çantası aynı gün içinde bulunup, çantanın içindekilerle birlikte eksiksiz bir şekilde sahibine teslim ediliyorda, normal bir yurttaşın başına gelen bir olay nasıl sonuçlanıyor peki? evet olay 5 sıralarında oldu memur bey, ben yürüyordum kaldırımda böle arkadan motorlu iki kişi ne olduğunu anlamadan çektiler ben düştüm tabi bir baktım çanta yok aaaaaaaaaa dedim :D:D:D

Zıplayıver Çekirge :D


Meclis önceki gece çıkardığı yasayla askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünün açılması ortalığı karıştırdı. TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın bile habersiz olduğu yasa değişikliği için CHP Anayasa Mahkemesine iptal davası açacak ve yürütmeyi durdurma isteyecek.

Akşam haberlerinde izlediğimiz, babamın "şu işe bak" diye sinirlenmesine neden olan bu habere yarım saat gülmüşümdür herhalde :) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan'ın çıkan yasa ile ilgili bir gazetecinin sorusuna "benim haberim yok" demesi inanılır gibi değil, sanki ABD senatosunda görevli de haberi yok, başkanı olduğun meclisten çıkan yasadan senin değilde kimin haberi olacak yahu! :D
Tamam anlıyoruz, bu yasayıda "oldu bitti"ye getirmeye çalışan Adalet(!!!) ve Kalkınma Partisinin bu yangından mal kaçırır gibi tutumumu da var ama yinede haberim yok demek "perfect" bir cevap :D